Türk siyaseti, artçı şoklarla nereye sürükleniyor?
Bu büyük depremin etkileri, siyaset kurumunu adeta bir labirent girdabına
çekiyor.
Demokratik hakları adaletle buluşturamazsanız,
bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalabilirsiniz.
Bugün Türk siyaseti, olağanüstü bir dönemden geçiyor.
Bu kararları alan anlayışın ve kadroların, gelecekte
yaşanabilecekleri öngörememesi, hatta düşünmemesi; gerçekten anlaşılması
zor bir tablo ortaya koyuyor.
Her gün yeni bir gündemle uyanıyoruz.
Ancak bu gündemin, demokrasiyle ne kadar örtüştüğü ciddi şekilde
tartışılmalıdır.
Anayasa kararlarının kesin ve bağlayıcı olduğu
gerçeği ortadayken; yerel mahkemelerin bu kararları tartışması, hukuk sistemini
toplum nezdinde siyasi bir araç haline getiriyor.
Bu durum, çok büyük bir tehlikedir.
Toplumu doğrudan kaos ortamına sürükleyebilir.
Çünkü bu noktadan sonra her birey, kendi doğrusunu nihai
karar olarak görmeye başlar.
Bu da beraberinde ahlaki çöküşü ve hukuk tanımazlığı getirir.
Yaşanan bu süreç, Cumhuriyet Halk Partisi’ni tarihinin
en yüksek oy oranlarına taşıyabilir.
Toplumsal öfke ve adaletsizlik algısı, siyaseti zorlayan en büyük güç haline
gelir.
“Toplum hafızası bunu unutur” düşüncesi ise büyük bir
yanılgıdır.
Bu milleti tanımamak, en büyük hatadır.
Her operasyon, her belediye müdahalesi; bu yarayı daha
da derinleştiriyor.
En büyük tehlike, toplumdan kopmaktır.
Yirmi üç yıl iktidarda olmak, elbette bir metal
yorgunluğu yaratabilir.
Ancak hayatın içinde her zaman yenilenme ve değişim vardır.
Doğa kendini sürekli yeniler.
İnsan da doğanın bir parçasıdır.
Değişimi gerçekleştiremeyen her yapı,
geçmişte olduğu gibi tarihe karışmaya mahkûmdur.
Önemli olan, siyasi süreci başladığınız gibi güçlü bir
finalle tamamlayabilmektir.
Aksi halde bu anlayışta ısrar, iktidar sahiplerini hızlı
bir erime sürecine sürükler.
Ve bu sonuç kaçınılmaz olur.
Bugün gelinen noktada, Cumhuriyet Halk Partisi’nin hızla
iktidara hazırlandığı açıkça görülmektedir.
Adalet ve demokratik anlayıştan uzaklaşan her
iktidarın sonu bellidir.
Yakın tarih bunun örnekleriyle doludur.
Siyasetin dolaylı yolları, iktidar sahiplerine her zaman
zarar verir.
Belediye başkanlarını cezalandırmıyorsunuz; aslında milli
iradeyi cezalandırıyorsunuz.
Bugün fark edilmeyen gerçek şudur:
“Atı alan Üsküdar’ı geçtiğinde” her şey için geç olabilir.
Bunun adı nettir:
👉 “Milli iradenin
sandık tokadı.”
Doğru ve yanlışların artık aynı çuvala sığmadığı bir
dönemdeyiz.
Her hamle, zaten ekonomik dar boğazda olan millete doğrudan yansıyor.
Unutulmamalıdır ki;
Milletin sevgisi ve bağlılığı çok güçlüdür.
Bu iradenin sahibi ise millettir.
Eğer tek bir cümleyle ifade etmek gerekirse:
👉 “Finaliniz,
başlangıcınız gibi olsun.”
Çünkü:
“Milletin hafızasında en çok son dönem kalır.”
Ve unutmayın:
“Gecenin en karanlık anında gerçekler, güneş gibi doğar.”
Sayın Cumhurbaşkanı,
finalinizi güçlü ve güzel kapatın.
Sağlıklı günler dilerim.
24 °C
Yorumlar
Sayın başkan gerçekten kutluyorum o kadar açık ve de anlaşılır yazmışsınız ki umarım bir gün sandıkta bunların hesabını verirler
1 0