Bir gün kadınları özgürleştirme vaadiyle yola
çıkılır, aynı gün çocukların üzerine bombalar yağar…
Bir coğrafyanın “özgürleşeceği” söylenir ama sivil halk hayatını
kaybeder.
Ve şimdi…
ABD – İran Gerilimi ve Yeni
Bir Tehlike
Dünya sahnesi yeniden ısınıyor.
ABD ile İran arasında savaş başladı!
Bu, sadece iki ülke arasında bir çatışma değil.
Bu, küresel güç dengeleri, enerji koridorları, ekonomik
çıkarlar ve jeopolitik nüfuzun çatışması.
Savaşın ilk kurbanları her zaman güçsüzler olur.
Ekonomik belirsizlikler, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve bölgesel
istikrarsızlık, sıradan insanların sırtına biner. Çocuklar, kadınlar,
yaşlılar… Masumlar yine öder bedelini.
Propaganda ve Algı Savaşı
Savaşın bir diğer yüzü de medya ve algı
operasyonlarıdır.
Rakip tarafın söyledikleri, kendi iç kamuoyuna güzel bir melodi gibi gelir.
Sözler barıştan, özgürlükten, adaletten bahseder. Ancak perde
arkasında bambaşka gerçekler döner.
Bugün dünyada yaşanan pek çok kriz, yalnızca savaş
meydanında değil, zihinlerde de yaşanıyor.
• Bir yanda “özgürlük” naraları,
• Diğer yanda bombalanan okullar, yıkılan evler, göç eden
aileler.
Unutulan İnsanlık
İran’da ya da başka birçok yerde insanlar meydanlara çıkıp zafer
çığlıkları atarken, savaşın faturasını yine sıradan halk ödüyor.
Trump’ın ya da başka bir liderin dansı viral olurken, masum
çocukların sesi bu gürültüde kayboluyor.
Bir topluluk kendi liderini alkışlarken, başka bir
coğrafyada yaslar tutuluyor.
Bunlar tesadüf değil.
Sonuç: Akıl, Vicdan ve Bellek
Unutmayalım:
Düşmanın ninnisiyle uyunmaz.
Güzel sözlere, iyi niyet maskelerine aldanmak;
tarihte defalarca acı sonuçlar doğurdu.
Bugün dünyada olup biteni doğru okumak; gerçek afişlere değil, perde
arkasına bakmak gerekiyor.
Savaşın, şiddetin, ölümün olduğu yerde, ne özgürlük,
ne barış ne de gerçek bir ilerleme olabilir.
Ve her şeyden önemlisi:
İnsan hayatı, hiçbir stratejinin, çıkarın ya da propagandanın
piyonu olamaz.
Ve son olarak…
TÜRKİYE CUMHURİYETİ için sonsuz teşekkürler ATAM.
Esre Yalçın Ünal
24 °C
Yorumlar