DOLAR 39,9043 ▲ %0,01
Bursa
Weather Icon  24 °C
Esra Yalçın Ünal

Esra Yalçın Ünal

esra@esrayalcin.com.tr

Tüm Yazıları

Yardımın Dili, Temsilin Sorumluluğu ve Türkiye’nin Konumu

Giriş: 23.02.2026 10:28 | Güncelleme:
Paylaş

Geçtiğimiz günlerde bir sanatçının, UNICEF iyilik elçisi sıfatıyla yayınladığı video kamuoyunda tartışma yarattı. Videoda Türkiye, Sudan ve Afrika’daki aç çocuklarla aynı bağlam içinde anıldı. İnsani yardım temalı bir çağrıydı. Ancak kullanılan çerçeve, birçok kişide farklı bir sorgulamaya neden oldu.

Yardımın Dili, Temsilin Sorumluluğu ve Türkiye’nin Konumu

Mesele yardım etmek değil.
Mesele, yardımın dili ve temsilin sorumluluğu.

Türkiye, son 15–20 yıldır dünyanın en fazla insani yardım yapan ülkeleri arasında gösterilen bir ülke. AFAD, Kızılay ve sayısız sivil toplum kuruluşuyla; Gazze, Somali, Sudan, Pakistan gibi kriz bölgelerinde aktif rol almış bir devlet.

Doğal afetlerde, savaşlarda, kıtlık dönemlerinde yardım gönderen, sahada bulunan, hastane kuran, lojistik destek sağlayan bir ülke.

Dolayısıyla Türkiye’nin, kronik açlık ve insani felaket yaşayan ülkelerle aynı çerçevede konumlandırılması, kamuoyunda rahatsızlık yaratabiliyor.

Burada ince bir çizgi var.

Elbette Türkiye’de de yoksulluk, sosyal yardım ihtiyacı, destek bekleyen aileler vardır. Ancak bu durum, ülkenin uluslararası insani yardım konumu ile aynı şey değildir.

Türkiye; yardıma muhtaç bir ülke değil, yardım eden bir ülkedir.

Toplumun bir diğer sorgusu ise seçici hassasiyet meselesi. Küresel organizasyonların çatısı altında verilen mesajlarda yüksek sesle sosyal sorumluluk vurgusu yapılırken; Gazze, Filistin gibi doğrudan insani kriz yaşanan konularda aynı görünürlükte duruş sergilenmemesi kamuoyunda soru işaretleri doğuruyor.

İnsanlar şu soruyu soruyor:
Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında konuşmak mı daha güvenli?
Yoksa bazı meselelerde sessizlik mi tercih ediliyor?

Sanatçıların ve kanaat önderlerinin toplum üzerindeki etkisi büyük. Söyledikleri her cümle, kullandıkları her görsel, konumlandırdıkları her ifade sadece bir yardım çağrısı değil; aynı zamanda bir temsil biçimi.

Temsil; sadece iyi niyet değil, aynı zamanda bilinç ve sorumluluk gerektirir.

Türkiye, tarihsel olarak mazlum coğrafyalarla dayanışma içinde olmuş bir ülke. Balkanlar, Orta Asya, Afrika, Orta Doğu ekseninde geniş bir insani diplomasi ağı var.

Bu yüzden Türkiye’nin, yardıma muhtaç ülkelerle aynı seviyede gösterilmesi; sadece ekonomik bir tartışma değil, aynı zamanda itibari bir tartışmadır.

Eleştiriler yardım karşıtlığı değildir.
Eleştiriler, ülkenin küresel konumunun doğru anlatılması talebidir.

Kamuoyunun beklentisi şu:
Eğer bir sanatçı iyilik elçisi sıfatını taşıyorsa, hassasiyetleri kapsayıcı ve tutarlı olmalı. Küresel projelerde gösterilen duyarlılık, bölgesel krizlerde de aynı netlikte olmalı. Söylem; konjonktüre göre değil, vicdana göre şekillenmeli.

Çünkü toplum artık sadece mesajı değil, mesajın zamanlamasını ve bağlamını da sorguluyor.

Türkiye, insani yardımlarda aktif bir aktörken; onu pasif, yardıma muhtaç bir ülke gibi çerçeveleyen anlatımlar ister istemez tepki çekiyor.

İnsani yardım evrenseldir.
Ancak temsil dili yereldir ve sorumluluk ister.

Ve belki de asıl mesele budur:
Yardım ederken bile doğru yerde durmak.

Esra Yalçın Ünal

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Ahmet Kömbe
Ayberk Barboros
Bilge Arı
Cansu Vatansever Tüfekçi
Ebubekir Yuca
Esra Yalçın Ünal
Sebla Pamir Güler
Sedef Kömbe Yuca

Haber Arama