DOLAR 39,9043 ▲ %0,01
Bursa
Weather Icon  24 °C
Ebubekir Yuca

Ebubekir Yuca

ebkryc@gmail.com

Tüm Yazıları

İş Yerinde Rekabet Değil, Omuzdaşlık Olmalı

Giriş: 07.03.2026 11:38 | Güncelleme: 07.03.2026 19:51
Paylaş

İnsan Ekmeğiyle Sınanır Bir insanın emeğiyle oynamak sadece bir iş meselesi değildir. Bu aynı zamanda bir vicdan meselesidir. Ünlü düşünür İbn Haldun ise haksızlık konusunda şu uyarıyı yapar: “Zulüm ve haksızlık bir toplumu yıkan en hızlı zehirdir.” Çünkü haksızlık sadece bir kişiyi incitmez. Bir kurumun ruhunu da zedeler.

İş Yerinde Rekabet Değil, Omuzdaşlık Olmalı

Emek Çalınır mı? İnsan Onuru Bu Kadar Ucuz mu?

Bazen bir sohbet, insanın içindeki bütün soruları yeniden uyandırır.
Geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim, çok değer verdiğim bir dostumla uzun uzun sohbet ettik. Sohbetin bir yerinde sesi değişti. Gözlerindeki kırgınlığı fark etmemek mümkün değildi.

Ve bana iş akdinin sonlandırıldığını söyledi.

İnsan bazen işten çıkarılmaya değil, nasıl çıkarıldığına üzülür.
Asıl kırıcı olan şey, emeğin değersiz görülmesi değil; insanın değersiz hissettirilmesidir.

Dostum MERT, yıllardır emek verdiği iş yerinde bir gün mesai saatleri içerisinde çağrılmış ve kendisine sadece şu söylenmiş:

“Biz artık seninle çalışmıyoruz.”

Ne bir açıklama,
ne bir teşekkür,
ne bir insani yaklaşım…

Bir anda biten bir hikâye.

İşte o noktada insan ister istemez soruyor:

Bu mudur kurumsallık?
Bu mudur etik değerler?
Bu mudur insan yönetimi?

 

Kurumlar İnsanla Büyür

Olayın asıl kırıcı tarafı ise sonrasında ortaya çıkmış.

MERT, yöneticisi olan BEYEFENDİ’nin yanına gidip sormuş:

“Efendim, bu karar sizin talebiniz miydi yoksa İnsan Kaynaklarının mı?”

Aldığı cevap oldukça netmiş:

“Hayır, benim hiçbir dahlim yok. Fabrika üst yönetiminin kararı.
Ben seni çok savundum, senden de memnundum.”

Ama insanın içini asıl acıtan şey gerçeklerin bazen çok kısa sürede ortaya çıkmasıdır.

Çünkü MERT sonradan öğrenmiş ki;
o çok memnun olduğunu söyleyen BEYEFENDİ, üst yönetime bir mail göndererek:

“Ben MERT ile çalışmak istemiyorum, olmuyor.”

diye yazmış.

İnsanı hayrete düşüren sadece bu değil.

Aynı BEYEFENDİ, birkaç zaman önce MERT ile konuşurken şunları söylemiş:

“Ben bu kurumdan sıkıldım.
Zaten burada kalmak istemiyorum.
Senin sosyal çevren geniş, beni başka kurumlara referans edersen çok sevinirim.”

İşte bazı hikâyelerde insanın canını yakan şey olayın kendisi değil, yüzsüzlüğün rahatlığıdır.

 

İş Yerinde Rekabet Değil, Omuzdaşlık Olmalı

Dostumdan olayı biraz daha detaylı anlatmasını istediğimde öğrendiklerim gerçekten düşündürücüydü.

Meğer bu BEYEFENDİ, çalıştığı kurumda kendisine rakip gördüğü insanlarla sürekli mücadele eden, kendi kafasında yazdığı senaryoları hayata geçirmeye çalışan biriymiş.

Oysa ben hep şöyle bilirdim:

Bir kurumda çalışan insanlar rakip değildir.

Onlar;

Omuzdaştır.
Yoldaştır.
Arkadaştır.

Çünkü aynı çatı altında çalışan herkes aslında aynı gemidedir.

Gemiyi batırarak kimse kaptan olmaz.

 

Haksızlık En Ağır Yüktür

Haksızlık sadece işten çıkarılmak değildir.
Haksızlık bazen insanın emeğini yok saymaktır.
Bazen arkasından plan kurmaktır.
Bazen de yüzüne başka, arkana başka konuşmaktır.

Ünlü düşünür Konfüçyüs bu konuda şöyle der:

“Adalet bir kutup yıldızı gibidir;
yerinde durur, diğer her şey onun etrafında döner.”

Bir kurumda adalet yoksa,
orada ne güven kalır
ne huzur
ne de sadakat.

 

 

İnsan Ekmeğiyle Sınanır

Bir insanın emeğiyle oynamak sadece bir iş meselesi değildir.
Bu aynı zamanda bir vicdan meselesidir.

Ünlü düşünür İbn Haldun ise haksızlık konusunda şu uyarıyı yapar:

“Zulüm ve haksızlık bir toplumu yıkan en hızlı zehirdir.”

Çünkü haksızlık sadece bir kişiyi incitmez.
Bir kurumun ruhunu da zedeler.

 

Hastalık mı, Karakter Eksikliği mi?

Buradan tıp dünyasının değerli hocalarına da sormak isterim:

Bir insanın başka insanların emeğiyle bu kadar rahat oynaması,
onları itibarsızlaştırmak için senaryolar kurması,
arkadan iş çevirip sonra yüzüne başka konuşması…

Bu bir psikolojik hastalık mıdır?

Yoksa sadece karakter eksikliği midir?

 

Bir Hatırlatma Sevgili BEYEFENDİ

Şunu merak ediyorum sevgili BEYEFENDİ

Daha önce hiç hata yapmadın mı?Seninle hiç uğraşılmadı mı?

Hiç haksızlığa uğramadın mı?
Hiç üzülmedin mi?

Yoksa gerçekten hayatın boyunca hep kusursuz muydun?

Eğer öyleyse ne mutlu sana…

Ama insan hayatı biraz da başkalarının yaşadıklarından ders alabilme erdemidir.

İnsanların ekmeğiyle, hayalleriyle, duygularıyla ve gelecekleriyle oynamayı bir başarı sanıyorsan sana küçük bir hatırlatma yapmak isterim:

Bu dünya Sultan Süleyman’a bile kalmadı.

Sana hiç kalmaz.

 

Son Söz

Sevgili BEYEFENDİ ve onun gibi düşünen herkese küçük bir not bırakmak isterim:

Hayatta en büyük güç makam değildir.
En büyük güç insan kalabilmektir.

Ve unutmayın…

İnsanların emeğini küçülterek büyüyenler,
bir gün kendi küçüklükleriyle baş başa kalırlar.

Çünkü hayatın çok basit ama değişmeyen bir kuralı vardır:

“İnsanın ekmeğiyle oynayanlar, unutma gün gelir senin de ekmeğinle oynanır."

Son sözüm şudur ki "HERKES BİR GÜN KENDİ VİCDANIYLA SINANIR.”

 

Yorumlar

Esra Eyupoğlu

Ne yazik ki Bekir Bey bu HANIMEFENDİ ve BEYEFENDILER yaraniyor üst yönetime çalışandan cok çalan kıymetli...
0

Özlem Öz (Yorumunuz Onay Bekliyor)

Ne kadar çirkin şeyler yaşanıyor.Hastalık olsa bir çaresi olurdu maalesef karakter bozuksa ne fayda.Gerçekten kime kalacak bu dünya...
0

Özlem Öz (Yorumunuz Onay Bekliyor)

Ne kadar çirkin şeyler yaşanıyor.Hastalık olsa bir çaresi olurdu maalesef karakter bozuksa ne fayda.Gerçekten kime kalacak bu dünya...
0

Yazarın Diğer Yazıları

Diğer Yazarlar

Ahmet Kömbe
Bilge Arı
Cansu Vatansever Tüfekçi
Ebubekir Yuca
Esra Yalçın Ünal
Sebla Pamir Güler
Sedef Kömbe Yuca

Haber Arama