DOLAR 39,9043 ▲ %0,01
Bursa
Weather Icon  24 °C

HABERLER

Toplumun Vicdanı Alarm Veriyor

Hayat ve insan yaşamı, evrenin kendi adaletini görmez ve duymaz. İnsanın yaşamı ciddi bir imtihandır. Bir insan, empati yapabilme duygusunu yaşamın her alanında gösterebiliyorsa, yaşam sınavında başarılıdır. İnsan ömrü kısa bir yolculuktur. Bu kısa zamanda hayat bir tarladır. Tarlaya giderken hangi tohumu ekiyorsanız, dönüş yolunda o tohumun ürününü alırsınız.

Giriş: 18.02.2026 10:57
Paylaş
Toplumun Vicdanı Alarm Veriyor

Tarih; nice kralların ve padişahların başarı ya da başarısızlık hikâyelerini anlatır.
Adalet duygusu, en yüksek tepe noktasıdır.

Ülkelerini yöneten liderler bu anlayış çizgisinden ne zaman vazgeçerlerse, ülkelerini bir kaos ortamına sürüklerler.
Tarihi iyi analiz eden liderlerin başarı oranı yüksektir.
Geçmişten ders çıkaramayan yönetim anlayışları ise ülkelerini bir bilinmezliğe taşımıştır.

Dünyanın belli güç odakları tarafından dizayn edilen sistemlerde, bazı liderler yalnızca birer figüran konumuna düşürülür.
Savaşların ve katliamların yaşandığı bu düzene isim koymayı da unutmamışlardır:
“Yeni Dünya Düzeni.”

Bu düzenin adı ne olursa olsun; geride kalan şey çoğu zaman kan, gözyaşı ve kirlenmiş bir dünyadır.
Çöken sistemlerin enkazı altında kalan yine insanlıktır.

Dünya bu gelişmeleri yaşarken, ülkemde neler oluyor?

Toplum ayrıştırılıyor.
Hoşgörü, empati, saygı ve yardımlaşma duygularını hızla kaybeden bir toplum olma yolunda ilerliyoruz.

Aile bağları zayıflıyor.
Birbirimizi anlamamakta ısrar ediyoruz.
Sosyal ve kültürel anlamda ciddi bir çöküntü yaşıyoruz.

Eğitim seviyesi dünya sıralamalarında düşüşte.
Sağlık sektöründe binalar var; peki ya yeterli doktor?
Ekonomide ise topluma her gün yeni masallar anlatılıyor.

Adalet duygusunu kaybeden toplum, kendi adaletini uygulamaya başlar.
Bu ise tehlikeli bir kırılma noktasıdır.

Demokratik parlamenter sistemin ruhuna adeta fatiha okunuyor.
Verdiniz yetkiyi, gördünüz etkiyi” sözü hafızalara kazınmış durumda.

Gelecek kaygısı yaşayan insan sayısı her geçen gün artıyor.
Geçim sıkıntısı büyürken, yönetim anlayışı bürokrasi ve atamalarla sistemi şekillendirmeye çalışıyor.

Oysa demokrasi, zorlamayla ayakta duran bir rejim değildir.
Kendi yatağında akan suyun önünü kesemezsiniz.
Kalkarsanız, toplumsal refleksler sandığı önünüze koyar.

Hiçbir güç sonsuza kadar ayakta kalamaz.
Demokrasi, babadan oğula geçen bir miras değildir.
Toplum bir yere kadar sabreder.

Bardak dolarsa taşar.

Genç nüfus bir ülkenin geleceğidir.
O geleceği ileriye taşıyacak olan ise gençlerin ülküleri ve ülke sevdasıdır.

Siyasi yolda attığınız tohumun ürününü dönüş yolunda görürsünüz.
Bu hayatın değişmez kuralıdır.

Unutmayalım:
Hepimiz aynı gemideyiz.

Bu ülkenin en çok ihtiyacı olan şey;
sevgi dili,
adalet,
ve yeniden inşa edilecek bir toplumsal vicdandır.

Sevgi ile kalın.

Yorumlar

Haber Arama