Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi, bu anlayış
doğrultusunda; hazine başkontrolörlüğü yapmış, T.C. denetim otoritesi görevlerinde
bulunmuş, akademik kimliğiyle öne çıkan Doç. Dr. Ergün Halis Çelik’i,
Zeydan Karalar’ın başkanlığını yaptığı Adana Büyükşehir Belediyesi’ne Genel
Sekreter olarak görevlendirmiştir.
2019 ve 2024 yılları arasında Adana Büyükşehir
Belediyesi’nde ortaya koyduğu performans, kendisine duyulan güvenin ne kadar
isabetli olduğunu açıkça göstermiştir. Mali eylem politikalarında net, kararlı
ve sürdürülebilir bir grafik çizmiş; devlet kurumlarıyla kurduğu güçlü diyalog
sayesinde güven duyulan bir yönetici profili sergilemiştir.
Bu güven ve başarı, 2024 yılında CHP Genel Merkezi’nin
kararıyla Bursa’ya taşınmıştır. Yıllar sonra sosyal demokrat bir yerel
yönetimle tanışan Bursa’da, Mustafa Bozbey Büyükşehir Belediye Başkanı
olmuştur. Ancak Bursa, o dönemde ciddi bir mali disiplin sorunu
yaşamaktaydı.
Başkan Bozbey, güçlü bir genel sekreter profiline ihtiyaç
duyarak Ergün Halis Çelik ile görüşmüş ve Bursa’da bu görevi üstlenmesini
istemiştir. Çelik, İzmir ve Bursa arasında yaptığı tercihte Bursa’yı seçmiş
ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak göreve başlamıştır.
Göreve başladığında, genel sekreter yardımcıları daha önce
belirlenmiş ve görevlerini sürdürmekteydi. Bu durum, stratejik bir yönetim
hatasıdır. Elbette bu tercihler başkanın yetki alanındadır; ancak sağlıklı bir
belediye yönetimi için, genel sekreterin ekibini birlikte oluşturması esastır.
Genel sekreterin belirlemediği bir kadro yapısıyla, Bursa
gibi bir metropolün etkin şekilde yönetilmesi mümkün değildir. Mali disiplin
konusunda kararlı bir genel sekreterin, uyumsuz kadrolarla iletişim sorunları
yaşayacağı baştan bellidir.
Başlangıçta, Bursa İl Yönetimi’nin de görüşleri alınarak
liyakat esaslı bir yapılanmaya gidilmesi, “düğmelerin doğru iliklenmesi”
açısından kritik bir adım olurdu. Çünkü genel sekreter ve altı doldurulmuş
kadrolar, belediyeciliğin omurgasını oluşturur. Dostluklara dayalı atamalar ise
bir süre sonra kaçınılmaz sorunlar doğurur.
Bursa, yıllar sonra CHP belediyeciliğiyle, sosyal demokrat
bir yönetim anlayışıyla tanışma fırsatı yakalamıştır. Ancak iyi niyetle yapılan
hatalar, bu sürecin sağlıklı ilerlemesini engellemiştir. Siyaset ve belediye
yönetimi; liyakat, başarı ve heyecan duyan kadrolarla yürütülmelidir.
Genel sekretere kadro seçme özgürlüğü tanımak, hem
belediyeyi hem de başkanı başarıya taşıyacak temel yaklaşımdır. Aksi durumda;
güçlü bir genel sekreter profili yakalanmasına rağmen, devamı getirilemeyen bir
yönetim anlayışı Bursa’nın gelecekteki iktidar kadrolarının da önünü
tıkamaktadır.
Bugün gelinen noktada, şirket yönetim kurulları zayıflamış,
liyakat ve kalite ciddi biçimde gerilemiştir. Mali eylem politikalarını
başarıyla yöneten bir akıl artık Tekirdağ için görev yapacaktır.
Oysa Ergün Halis Çelik döneminde Bursa Büyükşehir
Belediyesi:
- Devlet
kurumlarıyla güçlü ve güvene dayalı ilişkiler kurmuştur.
- Kiralık
araçlarla israf dönemi sona ermiştir.
- Öz
mal sistemine geçilmiştir.
- Borçlu
bir belediyeden, borcunu ödeyen ve kasasında kaynak bulunan bir yerel yönetime
geçiş sağlanmıştır.
Bugün ise Bursa’da yeniden bir genel sekreter arayışı
başlamış, “isim toto” süreci gündeme gelmiştir. Bu tablo, dostluklara dayalı
siyaset anlayışının kaleleri bir bir yıktığını göstermektedir.
Disiplinsiz ortamlar kaos üretir. Liyakatten uzak
yönetimler sürdürülebilir değildir.
Ve unutulmamalıdır ki:
“Safkan Arap atından inip sıpaya teslim olan
hiçbir yarış kazanılamaz.”
Sevgili Başkan…
Ahmet KÖMBE
24 °C



Yorumlar
Eline sağlık doğru tespit
3 0