DOLAR 39,9043 ▲ %0,01
Bursa
Weather Icon  24 °C

HABERLER

“Siyaset Değişir, Ders Çıkarmayan Kaybeder”

Siyaset değişiyor; ders çıkarmayanlar kaybediyor. Bursa’da liderlik değil, samimiyet zamanı. Gerçek güç, halka dokunan yönetimdedir.

Giriş: 21.10.2025 13:44
Paylaş
“Siyaset Değişir, Ders Çıkarmayan Kaybeder”

Selam ve sevgiler, güzel insanlar.
Yıllar hızla akıp giderken, hayatın ve gençliğin büyük bir değişim yaşadığı günümüzde siyaset argümanları ve bakış açıları da değişiyor.
Ancak değişmeyen, geçmiş deneyimlerden ders çıkaramayan siyaset kurumları, şehirleri ve ülkeyi hızla bir labirente doğru sürüklüyor.

Yerel yönetimler, siyasetin topluma doğrudan ulaşabilmesini sağlayan en önemli kanallardan biridir.
Bu nedenle partilerin kadrolarının güçlü ve güvenilir olması büyük önem taşır.

Bursa özelinde ilçe ve il kongrelerini tamamlayan Cumhuriyet Halk Partisi, geçmiş dönemlerden ders çıkaramayan bir anlayışla çözüm üretmekte zorlanıyor.
Büyükşehir Belediyesi, geçmiş dönemin yanlışları ve doğruları üzerine bir anlayış geliştirmek yerine, başlangıçta düğmeleri yanlış ilikledi ve aynı şekilde devam ediyor.

Çınarcık Barajı ile ilgili iki yıllık süreç doğru şekilde değerlendirilmeliydi, fakat bu yapılmadı.
Baraj önünde yapılan basın toplantısı organizasyonu, tamamen yanlış bir algı yönetimi ve plansız bir yönetim göstergesidir.

İktidar ağlama duvarı değildir.
Kadro da, o kadronun halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanı da halka karşı sorumludur.
O kişi, Bozbey’dir.

Ancak cancağızım, billboardlardan ve karizmatik fotoğraflardan ne zaman vazgeçip asli görevine odaklanacak, bekliyoruz.
Siyaset ve parti kongrelerine fazlasıyla odaklandığın için, gerçek görevinden uzaklaşıyorsun.

Cancağızım ve il başkanı “kankisi” (geçici) Yeşiltaş ile Bursa’yı dizayn etme işbirliğiniz, belediyeye vakit ayıramamanın en açık göstergesidir.
İlçe ve il kongrelerine müdahil olma duygusu tamamen kendine güvensizlik belirtisidir.

İnanılırlığınızı kaybettiniz.
Çünkü örgüt ve ilçe başkanlarının büyük bölümü size karşı güvensizlik duyuyor ve bu hızla tabana yayılıyor.
Yerel yönetim kazanımlarını kendi hanenize yazamazsınız; bu başarı, gece gündüz çalışan örgütlerin ve ilçe başkanlarının emeğidir.
Ayrıca AKP seçmeninin sandığa gitmemesi de bu sonucun bir parçasıdır.

1978 ve 1999 seçimlerinin başarısı, Bülent Ecevit’in hanesine yazılmıştır.

Cancağızım, sevgili başkan...
Bir daha seçilememek korkusu insana yanlışlar yaptırır.
Sen bu korkuyu şimdiden yaşıyorsun.
Diğer korkularını konuşmaya gerek yok; zamanı gelince zaten ortaya çıkacaktır.
Adalet geç tecelli eder ama mutlaka gelir.

Güvendiğin dağlara kar yağmıyor.
Bursa volkanik bir yanardağdır; ne zaman faaliyete geçeceği belli olmaz.

Yeşiltaş’ın “güvenli liman” algısına kapılmış durumdasın; aman dikkat!
Onu il başkanı yapan Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ile yollarını ayırdı; bu bile omurgasız siyasetin açık örneğidir.
Sen kendini güçlü görüyorsun ama o limanı tsunami bekliyor.

Kongre sonrası yanında sadece iki ilçe başkanı kaldı.
Güçsüz bir il başkanı profili, Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne de, sana da güç kazandırmaz.

Büyükşehir’de azınlıkta olan CHP Meclis Grubu’na katkı sağlayamazsın.
Unutma; il başkanı da, belediye başkanı da sensin — davul da sende, tokmak da sende.
Hadi hayırlısı diyelim, tablo ortada:

Tek adaylı kongrede 645 il delegesinden 414’ü oy kullanıyor.
31 oy geçersiz, 383 oy alarak “kankin” Yeşiltaş yeniden il başkanı oluyor.

İlçe başkanlarından ve delegelerden imza toplaman, örgüte karşı güvensizlik göstergesidir.
Bu hareket, kimsenin aday çıkarmaması için oluşturulmuş bir algıdır; irade koymak isteyen insanların önünü kesmektir.

Her gazeteciye bunu anlatabilir ve inandırabilirsin ama ben bu menüyü iyi bilirim.
Sizin aklınızdaki hinliklere karnım tok.
Elinizde olsa bazı ilçe başkanlarını delege yapmayacağınızı da biliyorum.

Sayın il başkanı, şu anda tam anlamıyla “topal ördek” durumundasınız.
Küçük bir tavsiyem:
Elbette Büyükşehir Belediye Başkanı ile iyi geçinmelisiniz, ancak örgütün lideri teslimiyetçi olmamalıdır.
Olursa çarşı karışır.

Bu örgüte kül yutturamazsınız; yutmuş gibi görünürler ama ilk fırsatta size hatırlatırlar.
Yalanı bir kez söylersiniz; ikinci kez kimse inanmaz.

Abraham Lincoln’ün bir sözü vardır:

“Ben yalan söyleyecek kadar zeki bir insan değilim.”

Cancağızım, verdiğiniz sözleri kongre salonunda unuttunuz.
Diğer sözlerinizi mi?
Zaten yalan oldukları için ertesi gün hafızadan silindiler.

Kalın sağlıcakla.

 

 Bir Sonraki Yazı:

Kurucu meclis üyesi olduğum Osmangazi Belediyesi ve ilçe başkanlığını yaptığım Osmangazi üzerine olacak.
İnanıyorum ki, “tadında bir yazı” sizleri bekliyor.

Ahmet KÖMBE

Yorumlar

Haber Arama