Üç yıl geçti.
-Yaralar kapandı mı?
Hayır!
-Eksikler bitti mi?
Hayır!
-Her sene aynı söz veriliyor:
“Bu yaz konteynerler kalkacak.”
Bu söz ne zaman tutulacak, belirsiz…
Peki diyelim kalktı, bu insanlar nereye gidecek?
Kiralanacak ev bile yok.
Kışın sel, rüzgâr, soğuk…
Yazın sıcak, böcek, akrep…
Bitmeyen elektrik kesintileri…
Hangi biriyle savaşsın bu insanlar?
Hâlâ nefes alınmayacak kadar toz,hâlâ bitmeyen altyapı,hâlâ
göstermelik yapılar…
Ve en acısı…
konteynere sıkışmış çocukluklar.
Ah, o umudunu kaybetmiş canım çocuklar…
Bugün yine herkes “unutmadık” yazacak.
Ama inanın, orada en çok hissedilen şeyin adı:
unutulmuşluk!
“Hâlâ yardım gerekiyor mu gerçekten?” diye soranlara
tek tek, gözlerinin içine bakarak cevap veriyorum:
Evet. Hem de fazlasıyla.
İnanıyorum… yine de umut var.
Bir çocuğun gülüşünde,
elime sımsıkı sarılan minicik bir elde,
“Abla yine gelecek misiniz?” sorusunda…
Çünkü biz oraya sadece yardım götürmedik, asıl orası bize
insan olmayı yeniden öğretti!
Kim ne derse desin, gerçek değişmiyor:
Hatay hâlâ ayağa kalkmaya çalışıyor.
İhtiyaç bitmedi…yardım da bitmemeli.
Çünkü yaralar uzaktan sarılmaz,
yanında durulur!
Ve inanın, bazı acılar sadece paylaşım yaparak dinmez.
Ya yanında olursun…
ya da gerçekten unutmuşsundur.
24 °C





Yorumlar