Bursa’da yerel siyaset denince
ortaya çıkan tablo ne yazık ki iç açıcı değil.
Mustafa
Bozbey’in günlük magazin boyutunu aşamayan yönetim anlayışı,
büyük projelerden çok algı yönetimiyle gündemde kalmaya çalışıyor.
Bu durumdan en memnun olması gereken kesim ise muhalefet olmalı.
Çünkü meclis
çoğunluğu ellerinde olmasına rağmen, muhalefet cephesinden tek
bir güçlü ses çıkmıyor.
Bursaspor Olmasa,
Gündem Tamamen Sessiz
Eğer
bugün Bursa’da bir gündem varsa, bunun tek sebebi Bursaspor.
Bu sessizliği bozan isim ise Kulüp Başkanı Enes Çelik
oldu.
Ancak
burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta var.
Bu oyunu kuran akıl, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın
ile problemi olan çevrelerdir.!
Amaç; her zamanki gibi taraftarı Erkan Aydın’la karşı karşıya
getirmek, Bursaspor’u
siyasetin içine çekmektir.
Oysa
altını kalın çizgilerle çizmek gerekir:
Bursaspor
başkanı siyaset üstüdür.
Diyalog kurmak, konuşmak ve temas etmek yanlış hamleleri önler.
Bursaspor’a geçmişte en
büyük zarar siyasetten geldi
Bursaspor
tarihine dönüp baktığımızda bunu açıkça görürüz.
Kulüp, en
büyük zararları siyaset kanallarından görmüştür.
İbrahim
Yazıcı dönemi, Bursa kamuoyuna bir futbol kulübünün nasıl yönetilmesi
gerektiğini göstermiştir.
Bu dönem, Bursaspor tarihinin en baş köşesinde yer alır ve ölümsüzler
arasındadır.
Enes
Çelik’in de taşıdığı soyadının ağırlığının farkında olduğuna inanıyorum.
Bu yüzden her konuda refleksle değil, düşünerek,
şehir içindeki “şam şeytanlarına” güvenmeden,
kendi doğru
enerjisiyle birleştirici tavrını sürdürmesini önemsiyorum.
Çünkü
bu şehirde kalıcı
olan tek güç vardır:
“BURSASPOR SEVGİSİ.”
Bu Şehrin Pusulası
Bellidir
Bu
şehrin genetik kodlarında akıl, mücadele ve vazgeçmemek
vardır.
Başarı; inanılan düşünce uğruna verilen mücadelede ve geri adım atmamakta
yatar.
Bu
noktada pusula nettir:
Faruk
Çelik.
Osmangazi
Belediye Başkanı’nı yıpratmaya yönelik kurulan oyunlara alet olmamak gerekir.
Bu girdabın içine çekilmek isteyenlerin kim olduğu, hangi aklın bu senaryoyu
yazdığı gün
gibi ortadadır.
CHP Örgütünde Sessizlik
Alarm Veriyor
Cumhuriyet
Halk Partisi İl Başkanlığı önemli bir makamdır.
Osmangazi, Nilüfer ve merkez ilçeler ise bir o kadar kritiktir.
Erkan
Aydın’ın gelişim sürecinde ilçe başkanlıklarının aktif rol alması
gerekirdi.
İl başkanı bu süreci, parti imajı adına doğru yönetmeliydi.
Ama
ne yazık ki ortada yine sessizlik var.
Partiyi dizayn etmeye çalışanların geldiği nokta tam olarak budur.
Siyasetin
zor zamanlarında güçlü ilçe başkanları ve güçlü bir il başkanı
kriz yönetiminde kendini gösterir.
Genel başkan ülke için ne kadar önemliyse, il başkanlığı makamı
da şehir için o kadar önemlidir.
Bursa Kamuoyu İzliyor
ve Adım Bekliyor
Bursa’da
doğru habercilik yapan gazetecilerin ve bu sürecin içinde yer alan herkesin
sözleri dikkate alınmalıdır.
Yargı bu konuların üzerine gitmelidir.
Büyükşehir ve ilçe belediyeleriyle ilgili isim ve deliller,
Cumhuriyet savcıları tarafından değerlendirilmelidir.
Bursa
kamuoyu bu süreci sessiz ama dikkatli bir izleyici olarak
takip ediyor.
Ve artık somut
adımlar bekliyor.
Bu
operasyonların yalnızca Turgay Erdem ve birkaç bürokratla
sınırlı olmadığı çok açık.
Buzdağının görünmeyen ama bilinen kısmı ortaya çıkarılmalıdır.
Büyükşehir’de Güven Dip
Noktada
Bursa
Büyükşehir Belediyesi, Bozbey yönetimiyle talihsiz bir dönemden
geçiyor.
Güven, dip noktada.
Meclis
üyeleri ve siyasi temsilcilerden aldığım mesajlar bu yönde.
Meclis toplantılarından önce grupların danıştığı en önemli makam Genel
Sekreterliktir.
Bu
noktada altını çizmek gerekir:
Bütçeyi hoyratça harcamayan, başarılı bir grafik çizen Ergül Halis Çelik,
Bozbey’in en
doğru kararlarından biridir.
Adana’da iz bırakmış, belediyecilikte güçlü bir isimdir.
Ancak
genel sekreter yardımcıları ve kadro yapısı için aynı şeyi söylemek mümkün
değil.
Burada liyakat
değil, “tamam efendim” anlayışı hâkimdir.
CHP
Bursa İl Başkanı bu aile meclisi düzenine son vermelidir.
Büyükşehir tarihinin en kötü kadrosunu kuran anlayışın sorumluluğu açıktır.
Bu
görevi saltanat
gibi gören anlayış, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakışmamıştır.
Bu kamburdan testi kırılmadan kurtulmak gerekir.
Çünkü testi kırılırsa, altından kalkmak çok zor olacaktır.
Son Söz: Güneş Balçıkla
Sıvanmaz
Dost
acı söyler ama doğruyu söyler.
Sona geliniyor.
“Güneş
balçıkla sıvanmaz.”
Geçmişte
yapılan siyasi yanlışların nelere mal olduğunu herkes biliyor.
Yanlışlar kimden gelirse gelsin, ilk müdahaleyi yapmak görevdir.
Bundan çekinilirse, siyasi bedel kaçınılmaz olur.
Sevgiler
canlar.
Ahmet
Kömbe
24 °C






Yorumlar