DOLAR 39,9043 ▲ %0,01
Bursa
Weather Icon  24 °C

HABERLER

Aynı Bayram, Ayrı Gerçek

Dün bir okul basıldı. Ne tam çocuk, ne tam yetişkin sayılan biri tarafından… elinde, sanki savaşa gidercesine bir silah vardı. Bu cümle…tek başına bir utançtır! Detaylar konuşuluyor şimdi… Yaşı kaçtı, hangi sınıftaydı, nasıl oldu…

Giriş: 15.04.2026 11:36
Paylaş
Aynı Bayram, Ayrı Gerçek

Ama kimse dönüp şu soruyu sormuyor:

Bu nasıl oldu?

Bir insan, hele ki bir çocuk…

nasıl bu noktaya gelir?

Ne yaşar da bir okulun kapısından içeri silahla girer?

 

Birkaç gün sonra

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.

Çocukları sahneye çıkaracağız.

Alkışlayacağız.

Gülümseyeceğiz.

“Geleceğimiz” diyeceğiz.

 

Hani o dün okulda korku içinde koşturan, yaralanan, ağlayan, muazzam bir travma geçiren çocuklar…

 

Peki hangisi gerçeğimiz?

Elinde bayrak tutan çocuk mu?

Yoksa eline silah geçen mi?

 

Aynı ülkenin çocukları…

Aynı bayramın içinde…

Biri alkışlanıyor, biri haber oluyor.

 

Biz bu çocukları ne zaman kaybettik?

Ne zaman onları anlamayı bırakıp

etiketlemeye başladık?

Ne zaman “sorunlu” dedik…

Ne zaman arkamızı döndük?

Ne zaman vazgeçtik?

 

Bir çocuk suç işlemez.

Bir çocuk suça sürüklenir, desteklenir!

 

Bu tek bir hikâye değil; gün geçmiyor ki yeni bir olayla yine bir çocuk gündeme gelmesin!

Bu, görmezden gelinen yüzlerce çocuğun sessiz çığlığıdır.

 

23 Nisan’ın arifesindeyiz.

Bu bayram,

Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edildi.

Onlar gülsün diye.

Korkmadan büyüsün diye.

Ve hiçbirinin eline…

bir gün bir daha silah geçmesin diye!

 

Ama bugün bakın, hâlâ neyi konuşuyoruz…

Yıl olmuş 2026, neyi tartışıyoruz!

Bazı çocuklar gelecek yerine öfke taşıyor.

Bazı çocuklar çocukluğunu yaşamadan büyüyor.

 

Ve bazıları…

yanlış bir yerde,

yanlış bir anda,

geri dönüşü olmayan bir yola giriyor.

 

Biz?

Hâlâ sadece bayramlarda mı hatırlıyoruz?

Oysa bazı çocuklar…

bayrama kadar bile çocuk kalamıyor!

 

Bir çocuğun çocukluğunu yaşayamaması…bir ülkenin en büyük ayıbıdır.

 

Böyle deyip bitirmem gerekiyor aslında bu yazıyı.

“Wow, finali muhteşem oldu” demem gerekiyor.

Ama içimdeki yangın, söyleyeceklerimi bir türlü bitirmiyor…

Kabul edemiyorum, kabul etmek istemiyorum.

Dün şans eseri kimse ölmedi… peki ya ölseydi?

Bugün kimsenin hayatında hiçbir şey değişmeyecekti.

Yine aynı kelimeler konuşuluyor olacaktı.

 

Nerede eksik yapıyoruz, neyi durduramıyoruz bilmiyorum.

Ama bunun önüne artık kesinlikle geçilmesi gerekiyor…

 

Bugün benden final çıkamıcak gibi en doğrusunu Ata’m bilir, alın size final cümlesi;

 

“Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı,onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır.”

— Mustafa Kemal Atatürk

Yorumlar

Haber Arama