Mesele yalnızca biyolojik ya da toplumsal cinsiyet
rolleri değildir.
Mesele çok daha derinde yatan HAKİKİ bir Öz meselesidir.
Kadın…
Sadece bir figür değildir.
O; ilahi güzelliğin, şefkatin ve yaratıcı kudretin yeryüzündeki en zarif ve
en güçlü yansımasıdır.
Çünkü beden sadece bir elbisedir.
Ruhun ise cinsiyeti yoktur.
Ve günün sonunda insan, dünyaya gösterdiği yüzle değil; kalbi ile
tartılır.
Bugün takvimler 8 Mart’ı gösteriyor.
Sokaklar çiçeklerle, ekranlar kutlama mesajlarıyla dolu.
Ama biz biliyoruz ki kadın;
ne tek bir güne sığar
ne de parlak paketlerin içine konulabilecek kadar küçük bir şeydir.
Kadın olmak bazen bir ülke kadar ağırdır.
Bir tarih kadar uzun.
Ve çoğu zaman görünmeyen bir mücadele kadar sessizdir.
Kadın olmak;
bir hayatı doğurmak,
bir hayatı büyütmek,
ve çoğu zaman kendi hayatını yeniden ve yeniden kurmaktır.
Dünya hâlâ dönüyorsa, bu yalnızca fizik yasalarının işi
değildir.
Bu dönüşte; toprağı sabırla işleyen ellerin,
geceleri uykusuz kalıp bir çocuğun ateşini düşüren şefkatin,
laboratuvarda dünyayı değiştiren zekânın,
ve korkuya rağmen yürümeyi seçen cesaretin payı vardır.
Bugün biz sadece başarıları kutlamıyoruz.
Bugün biz;
tüm zorluklara rağmen kendi hikâyesini yazmaya devam eden
o iradeyi ve gücü selamlıyoruz.
Hepimiz biliyoruz ki bu yol pürüzsüz değildi.
Kadınlar yüzyıllardır görünmeyen cam tavanlara başlarını çarptılar.
Ama artık o tavanlarda çatlaklar var.
Ve o çatlaklardan sızan ışık,
yarının kız çocuklarının yolunu aydınlatıyor.
Çünkü asıl mesele: Bir kadının özgürleşmesi,
insanlığın nefes almasıdır.
Bir kadının eğitimle, sanatla, bilimle güçlenmesi;
sadece onun değil, tüm dünyanın daha adil ve mucizevi bir yer olması
demektir.
Bu 8 Mart’ta bir kadına çiçek vermeden önce
onun zihnine, emeğine ve ruhuna gerçekten bakmayı deneyelim.
Sesini kısmak yerine, o sesin yankısını büyütelim.
Çünkü dünya;
kadınların hayalleri kadar büyük,
cesareti kadar özgür
ve kalpleri kadar derin olabilir.
Dileğim şu ki:
Kadınların her günü,
kendi renkleriyle boyayabildiği bir gelecek.
Ve o gün geldiğinde,
dünya belki ilk kez gerçekten
bayram olur…
Hepinizi tuz kadar seviyor,
Ve kalplerinizden öpüyorum…
24 °C





Yorumlar