DOLAR 39,9043 ▲ %0,01
Bursa
Weather Icon  24 °C

HABERLER

Bir ülkede yasalar kişilere göre değişirse ne olur?

Yerel Yönetimler ve Siyaset Üzerindeki Baskı Tartışması Siyaset kurumunun yerel yönetim başkanları üzerindeki baskısı, yargılama süreçlerinin uzatılması ve her gün yeni davaların siyasi parti belediye başkanlarına yönelik bir sivil siyasi darbe çağrışımına dönüştürülmesi; demokrasi gelişme sürecimizi ve adalet mekanizmasını derinden yaralıyor.

Giriş: 07.03.2026 12:41
Paylaş
Bir ülkede yasalar kişilere göre değişirse ne olur?

Siyaset Kurumu, Yargı ve Toplum: Güven Bunalımı Nereye Gidiyor?

Siyaset kurumu, iletişim ve algılama sorunu sürecini yaşıyor.
Anayasal kurumlar siyasetin merkezine oturtuluyor.

Yasama ve yürütme görevini yapan meclis, kanunları emir-komuta kademesinden gelen talimatlara göre şekillendiriyor.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, ülkemizin genetik kodlarına uygun bir sistem değil.
1960 darbe dönemi anayasası bile ülkeyi daha demokratik bir ortama taşıdı.

Bu sistem, ülkenin en önemli kuruluşlarından biri olan Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı duruş sergileyen yerel mahkemeler tartışmasını ortaya çıkardı.

Bir ülke için en büyük tehlike, yasaların kişilere göre değiştiği bir ortama sürüklenmesidir.

Toplumun bakış açısında anayasa ve yasalara olan saygınlığın hızla yitirilmesi, ciddi bir güven bunalımına yol açtı.

Adalet çığlığı toplumda haykırışa dönüştü.
Bu durumun ülkeyi yönetenlere yönelmesi ise kaos ve belirsizliği beraberinde getirir.

Ülkemin insanı her zaman sağduyulu hareket etmiştir.
Bu durum, ülkemizin yaşadığı 1960 darbesinde, 12 Mart muhtırasında, 1980 darbesinde ve 28 Şubat post-modern darbesinde de görülmüştür.

 

Yerel Yönetimler ve Siyaset Üzerindeki Baskı Tartışması

Siyaset kurumunun yerel yönetim başkanları üzerindeki baskısı, yargılama süreçlerinin uzatılması ve her gün yeni davaların siyasi parti belediye başkanlarına yönelik bir sivil siyasi darbe çağrışımına dönüştürülmesi; demokrasi gelişme sürecimizi ve adalet mekanizmasını derinden yaralıyor.

Başkanların ailelerine yönelik baskı iddiaları da taraflı veya tarafsız ülke insanı üzerinde ciddi bir öfke birikimine neden oldu.

Bu durum hızla toplumun her kesiminde güven bunalımı oluşmasına yol açmıştır.

 

Yargının Rolü ve Adalet Mekanizması

Yargı, toplumların üzerinde bir baskı unsuru oluşturmamalıdır.
Yargı, ülkenin adalet mekanizmasının koruma ve kollama yükümlülüğünü yerine getirmelidir.

Güven duyulmayan ve siyasetin bir aparatı olarak kullanılan sisteme uygun hareket eden bir yargı sistemi; yozlaşmanın ve kanunları tanımayan toplumsal bir yapının oluşmasına neden olur.

Bundan en büyük zararı ülke görür.

Bu durum; milli eğitimden sağlığa, emniyetten silahlı kuvvetlere kadar her alanda tahribata yol açar.

 

Kurumların Gücü ve Liyakat Meselesi

Milli eğitim ülkemde adeta yaz-boz tahtasına döndü.
Sağlık sistemi gelinen noktada S.O.S veriyor.

Silahlı kuvvetlerin Ortadoğu’daki gelişmeler karşısında ne kadar önemli bir yapı olduğu açıkça görülmektedir.

Güçlü bir ordu yapısı, hem içte hem dışta caydırıcı bir güçtür.

Silahlı kuvvetlerin kendi hastaneleri ve yargı sistemi yeniden ele alınmalıdır.
Askeri liseler önemlidir.

Emniyet teşkilatı, en önemli iç güvenlik birimidir.

Liyakat, üzerinde önemle durulması gereken temel bir öncelik olmalıdır.

Silahlı kuvvetler ve emniyet, kendi kurumsal kodlarına geri döndürülmelidir.
Ülkenin genetik öneme sahip kurumlarının yapısıyla oynanmamalıdır.

 

Ortadoğu, Kaos ve İç Siyaset

Ortadoğu’daki kaos ortamını hazırlayanlar, dünyanın önemli ülkelerini yöneten ve psikolojileri kontrol altında tutulması gereken liderlerdir.

İç kavgalar bir ülkeyi kaos ortamına sürükler.

Ülkenin siyaset kurumları hızla tartışma ve ayrıştırma ortamından geri dönmelidir.

Bu ülkenin huzura ve sakinliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır.

Ülkeler akıl ve bilim ile, yasalar bütünlüğü içinde yönetilir.

Ayrıştırma, bir ülkenin kurdudur.

Zafiyet yaşadığınız anda ve kurumları tahrip ettiğinizde, bunun altında bütün ülke insanı kalır.

 

Atatürk’ün Sözü ve Demokrasi Uyarısı

Kurucu önderimizin “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü bugün de geçerliliğini korumaktadır.

Yapılan her milli irade dışı hamle ve zorlamayı millet görür.

Demokrasi ve saygının dışında yapılan her hamle, alternatifiniz olan partiyi iktidara taşır.

Bu zemini siz hazırlıyorsunuz.
Hangi partiyi kast ettiğimi sağır sultan bile biliyor.

İsmini merak edenler için söyleyeyim:

Cumhuriyet Halk Partisi.

 

Haber Arama