Sofrada Lezzet, Sohbette Anlam
Yemek ve Ötesi, yalnızca şık bir akşam yemeği değil; bir
araya gelen insanların iyiliğe ortak olduğu bir dayanışma sofrası. 41 firmanın
destekçi olduğu, 18 kişilik büyük bir ekibin gönüllü olarak çalıştığı
organizasyona katılım sağlayan misafirler, özenle hazırlanan menüleri tadarken
aynı zamanda lösemili çocukların tedavilerine destek oluyor. Her tabak, bir
çocuğun umuduna dönüşüyor.

47’nci sofrada, gastronomi alanında Türkiye’nin önde gelen
isimlerinden Oğul Türkkan vardı. Yemek kültürüne dair derin bilgi birikimi ve
özgün bakış açısıyla tanınan Türkkan, “Yemeğin sadece damakta değil, kalpte de
iz bırakması gerektiğini” vurgulayan sohbetiyle geceye anlam kattı. Onun
katılımı, projenin “yemeği bir deneyimden öte, bir fark yaratma aracı” olarak
konumlandıran yaklaşımını daha da güçlendirdi.

İyiliğin Sofradaki Hâli
Her detayın incelikle düşünüldüğü gecede, konuklar karşılama
kokteyliyle karşılandı; müzik eşliğinde özel bir menüyle lezzet yolculuğuna
çıktı. Gecenin en duygusal anı ise LÖDER temsilcisinin, bağışların çocukların
tedavi süreçlerinde nasıl fark yarattığını paylaştığı bölümdü. Bu akşam,
yalnızca damaklara değil, kalplere de dokundu.


Bir Sofradan Daha Fazlası
Ev sahibi İhsan İpeker, gecenin ruhuna uygun samimi bir
atmosfer yarattı.
Ahmet Özkayan, Erman Ilıman, Sarp Erdilek ve Ozan Özkan gibi isimlerin de yer
aldığı buluşmada sohbetin, müziğin ve paylaşımın iç içe geçtiği bir akşam
yaşandı.

Yemek ve Ötesi, Her Buluşmada Aynı Mesajı Veriyor:
Bir masa etrafında toplanmak, sadece yemek
paylaşmak değil; bir çocuğun geleceğine umut olmak demek. Bu anlamlı akşam,
Oğul Türkkan’ın katılımıyla hem gastronomik hem de duygusal açıdan unutulmaz
bir deneyime dönüştü.
24 °C



Yorumlar